
Akdeniz'in ortasında yer alan Malta, küçük yüzölçümüne rağmen binlerce yıllık tarihi, gizemli yer altı yapıları, antik tapınakları ve kendine özgü kültürüyle dünyanın en ilginç ada ülkelerinden biridir. Çoğu kişi Malta'yı yalnızca İngilizce dil okulları, turkuaz denizi ve yaz tatiliyle tanısa da bu küçük ülkenin geçmişinde oldukça şaşırtıcı hikâyeler bulunmaktadır.
Malta Adası hakkında ilginç bilgiler araştırdığınızda Mısır piramitlerinden daha eski tapınaklarla, yerin altında keşfedilmiş tarih öncesi odalarla ve binlerce yıl öncesine dayanan gizemli inanışlarla karşılaşabilirsiniz.
Üstelik Malta'nın ilginç özellikleri yalnızca tarihiyle sınırlı değildir. Ülkede Arapçayla akraba olan bir dil konuşulur, trafik İngiltere'deki gibi soldan akar ve bayrağın üzerinde bir savaş kahramanlığı madalyasının tasviri bulunur.
Peki Malta gerçekten devler tarafından inşa edilen tapınaklara mı sahip? Adanın altında gizli tüneller var mı? Malta'nın geçmişi Mısır piramitlerinden daha mı eski?
Bu rehberde Malta Adası hakkında şaşırtan 10 efsane bilgiyi, tarihî gerçekleri ve halk arasında anlatılan hikâyeleri birbirinden ayırarak inceliyoruz.
Malta Adası Neden Bu Kadar İlginç?
Malta, İtalya'nın güneyinde, Sicilya Adası'na yaklaşık 93 kilometre uzaklıkta yer alan bağımsız bir ada ülkesidir.
Yaklaşık 316 km² yüzölçümüne sahip Malta, Avrupa'nın en küçük ülkelerinden biri olmasına rağmen oldukça zengin bir kültürel mirasa sahiptir.
Ülke tarih boyunca Fenikeliler, Romalılar, Araplar, St. John Şövalyeleri, Fransızlar ve Britanyalılar gibi farklı toplulukların etkisi altında kalmıştır.
Bu medeniyetlerin izleri bugün Malta'nın mimarisinde, dilinde, yemeklerinde ve geleneklerinde görülebilir.
Özellikle Malta'nın tarih öncesi yapıları dünya arkeolojisi açısından büyük önem taşımaktadır. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde Malta'ya ait üç kültürel miras alanı bulunmaktadır:
- Valletta şehri
- Ħal Saflieni Hypogeum
- Malta Megalitik Tapınakları
Malta'nın şaşırtıcı hikâyesini anlamak için bu yapılardan başlamak gerekir.
Malta Adası Hakkında Bilmeniz Gereken 10 Şaşırtıcı Bilgi
1. Malta'da Mısır Piramitlerinden Daha Eski Tapınaklar Bulunuyor
Malta hakkında en şaşırtıcı gerçeklerden biri, adadaki bazı taş tapınakların Mısır'ın ünlü piramitlerinden daha eski olmasıdır.
Malta ve Gozo adalarında bulunan megalitik tapınakların geçmişi MÖ 4. ve 3. binyıllara uzanmaktadır.
Özellikle Gozo Adası'ndaki Ġgantija Tapınakları, dünyanın ayakta kalan en eski bağımsız taş yapı örnekleri arasında gösterilmektedir.
Bu yapılar, Giza piramitlerinin inşasından yüzyıllar önce ortaya çıkmıştır.
Bu Tapınakları Kim İnşa Etti?
Tapınakların tarih öncesi Malta toplulukları tarafından inşa edildiği bilinmektedir.
Ancak bu toplumların sosyal yapısı, ibadet biçimleri ve böylesine büyük taş blokları nasıl organize ederek taşıdıkları konusundaki araştırmalar devam etmektedir.
UNESCO, Malta'nın megalitik tapınaklarını insanlık tarihinin en erken anıtsal taş yapı örnekleri arasında değerlendirmektedir.
2. Gozo'daki Dev Tapınakların Devler Tarafından Yapıldığına İnanılıyordu
Gozo Adası'nda bulunan Ġgantija Tapınakları'nın adı bile şaşırtıcı bir hikâyeye sahiptir.
Ġgantija kelimesi Maltacada dev anlamına gelen sözcükle ilişkilidir.
Yerel efsanelere göre bu devasa taş tapınakları normal insanların inşa etmiş olması mümkün değildi.
Bu nedenle bazı halk anlatılarında yapıların devler tarafından inşa edildiği söylenmiştir.
Efsane mi Gerçek mi?
Tapınakların devler tarafından yapıldığına ilişkin bilimsel bir kanıt bulunmamaktadır.
Arkeolojik araştırmalar, yapıların tarih öncesi insan topluluklarının mühendislik ve organizasyon becerilerinin ürünü olduğunu göstermektedir.
Yine de bu efsane Malta'nın en dikkat çekici tarihî hikâyelerinden biri olmayı sürdürmektedir.
3. Malta'nın Altında Binlerce Yıllık Gizemli Bir Yer Altı Yapısı Var
Malta'nın Paola bölgesinde bulunan Ħal Saflieni Hypogeum, dünyanın en etkileyici tarih öncesi yer altı yapılarından biridir.
Bu yapı doğrudan kireçtaşı kayaların oyulmasıyla oluşturulmuştur.
Üç farklı seviyeden oluşan Hypogeum, tarih öncesi dönemlerde mezarlık ve muhtemelen törensel alan olarak kullanılmıştır.
UNESCO'ya göre kompleksin kullanımı yaklaşık MÖ 4000 ile MÖ 2500 yılları arasına uzanmaktadır.
Hypogeum Neden Gizemli?
Yapının içerisinde:
- Kayalara oyulmuş odalar
- Birbirine bağlanan geçitler
- Kırmızı pigmentlerle yapılmış süslemeler
- İnsan kalıntıları
- Tarih öncesi heykelcikler
bulunmuştur.
Arkeolojik bulgular, burada yaklaşık 7.000 kişinin kalıntılarının bulunduğuna işaret etmektedir.
Bu özelliğiyle Hypogeum yalnızca Malta'nın değil, dünyanın en dikkat çekici tarih öncesi miras alanlarından biridir.
4. Hypogeum'un Bir Odasında İnsan Sesi Yankılanıyor
Hypogeum'un en ilginç özelliklerinden biri bazı odalarının akustik yapısıdır.
Özellikle belirli bir nişe doğru konuşulduğunda sesin mekân içerisinde yankılandığı bilinmektedir.
Bu durum yapının eski dönemlerde ses ve ritüeller için özel olarak tasarlanmış olabileceğine dair yorumlara yol açmıştır.
Ses Yankısı Bilinçli Olarak mı Oluşturuldu?
Kesin olarak bilinmemektedir.
UNESCO, bu akustik özelliğin bilinçli biçimde oluşturulup oluşturulmadığının belirsiz olduğunu ancak tarih öncesi törenlerde kullanılmış olabileceğini belirtmektedir.
Dolayısıyla Hypogeum'un gizemli ses özelliği gerçektir; fakat bu özelliğin kullanım amacı hakkında kesin bir açıklama bulunmamaktadır.
5. Malta'da Binlerce Yıl Öncesinden Kalma Uyuyan Kadın Heykelciği Bulundu
Ħal Saflieni Hypogeum'da keşfedilen eserlerden biri, Sleeping Lady olarak bilinen küçük bir heykelciktir.
Bu eser, yan yatarak uyuyan veya dinlenen bir kadın figürünü göstermektedir.
Tarih öncesi Malta sanatının en tanınmış eserlerinden biri olan heykelcik, dönemin insanlarının figüratif sanat konusunda gelişmiş becerilere sahip olduğunu göstermektedir.
Sleeping Lady Neyi Temsil Ediyor?
Heykelciğin anlamı kesin olarak bilinmemektedir.
Bazı yorumlarda uyku, ölüm, yeniden doğuş veya dini inanışlarla bağlantılı olabileceği düşünülmektedir.
Ancak bu açıklamaların hiçbiri kesinleşmiş bilimsel sonuçlar değildir.
Sleeping Lady bugün Malta'nın tarih öncesi kültürünün en önemli simgelerinden biridir.
6. Malta'daki Antik Tapınaklar Güneşin Hareketlerine Göre Tasarlanmış Olabilir
Malta'nın güneybatısındaki Mnajdra Tapınakları, astronomiyle ilişkili mimari özellikleriyle tanınmaktadır.
Bu tapınakların belirli bölümlerinde güneş ışığı yılın özel tarihlerinde belirli taş yüzeylerini aydınlatmaktadır.
Özellikle ilkbahar ve sonbahar ekinoksları sırasında güneş ışınlarının tapınağın ana geçidi boyunca ilerlediği gözlemlenmektedir.
Yaz ve kış gündönümlerinde ise ışığın farklı taş bölümlere ulaşması dikkat çekmektedir.
Malta'nın İlk Takvimi Olabilir mi?
Bazı araştırmacılar bu hizalanmanın mevsimleri takip etmeye yardımcı olmuş olabileceğini düşünmektedir.
Tarih öncesi tarım toplumlarında ekim ve hasat zamanlarının belirlenmesi önemliydi.
Bu nedenle Mnajdra'nın gökyüzü hareketleriyle ilişkili olması oldukça dikkat çekicidir.
Ancak tapınağın kesin olarak astronomik takvim işleviyle inşa edildiği söylenemez.
7. Malta'da Yerin Altında Devasa Bir Tünel Ağı Olduğuna Dair Efsaneler Var
Malta'nın yer altı yapıları, ülke hakkında anlatılan en popüler gizemli hikâyelerden bazılarına ilham vermiştir.
Özellikle Hypogeum, eski sığınaklar ve farklı dönemlerden kalan tüneller nedeniyle Malta'nın altında bütün adayı birbirine bağlayan gizli geçitler bulunduğuna dair anlatılar ortaya çıkmıştır.
Bu Tüneller Gerçek mi?
Malta'da farklı dönemlerden kalma gerçek yer altı yapıları bulunmaktadır.
Bunlar arasında:
- Tarih öncesi mezar odaları
- Savunma amaçlı geçitler
- Yer altı sarnıçları
- II. Dünya Savaşı sığınakları
yer almaktadır.
Ancak bütün adayı birbirine bağlayan devasa ve gizli bir tarih öncesi tünel sistemi bulunduğuna dair güvenilir arkeolojik kanıt yoktur.
Bu nedenle gerçek yer altı yapıları ile halk arasında anlatılan hikâyeleri birbirinden ayırmak gerekir.
8. Malta'nın Başkenti Dünyanın En Yoğun Tarihî Alanlarından Birine Sahip
Malta'nın başkenti Valletta, küçük yüzölçümüne rağmen olağanüstü sayıda tarihî yapıya ev sahipliği yapmaktadır.
UNESCO verilerine göre Valletta'nın yaklaşık 55 hektarlık tarihî alanında 320 anıt bulunmaktadır.
Bu durum şehri dünyanın en yoğun anıtsal tarihî merkezlerinden biri haline getirmektedir.
Valletta'da kısa bir yürüyüş sırasında bile:
- Tarihi saraylar
- Kiliseler
- Şövalyeler döneminden kalma binalar
- Savunma surları
- Müzeler
görülebilir.
Şehir, 1565 Büyük Malta Kuşatması'nın ardından 1566 yılında kurulmaya başlanmıştır.
9. Malta Tarihinde Şövalyeler Çok Önemli Bir Yer Tutuyor
Malta'nın en bilinen tarihî dönemlerinden biri St. John Şövalyeleri dönemidir.
Şövalyeler, 1530 yılından itibaren Malta'yı yönetmiş ve adanın savunma sistemlerini önemli ölçüde geliştirmiştir.
Özellikle Osmanlı İmparatorluğu'nun 1565 yılındaki Malta Kuşatması, ada tarihinin dönüm noktalarından biridir.
Kuşatma sırasında Malta'daki savunma güçleri ağır saldırılara rağmen direnmiş ve kuşatma Osmanlı kuvvetlerinin çekilmesiyle sona ermiştir.
Bu olaydan sonra Malta'nın stratejik önemi Avrupa'da daha fazla dikkat çekmiştir.
Bugün Malta'daki surlar, kaleler ve tarihi yapılar şövalyeler döneminin izlerini taşımaktadır.
10. Malta Bayrağında Bir Savaş Madalyasının Tasviri Bulunuyor
Malta bayrağı, beyaz ve kırmızı iki dikey bölümden oluşur.
Ancak bayrağın sol üst köşesinde bulunan küçük haç sıradan bir dini sembol değildir.
Bu sembol George Cross olarak bilinen bir cesaret nişanıdır.
II. Dünya Savaşı sırasında Malta yoğun bombardımanlara maruz kalmıştır.
İngiltere Kralı VI. George, 15 Nisan 1942 tarihinde Malta halkının savaş sırasında gösterdiği cesareti onurlandırmak amacıyla George Cross'u Malta'ya vermiştir.
Bu nişanın tasviri günümüzde Malta bayrağında bulunmaktadır.
George Cross, çoğu kişinin Malta Haçı ile karıştırdığı ancak ondan tamamen farklı bir semboldür.
Malta'da Eğitim Hayali mi Kuruyorsunuz?
Siz de yüzlerce öğrencimiz gibi Malta'nın tadını çıkarırken İngilizce öğrenin. Hemen ücretsiz danışmanlık alın.












